SAPMA ve SUÇ

     Sapma

     Her toplum, bireyin yaşamını düzenleyen toplumsal kurallara göre şekillenir. Birey, sosyalizasyon sürecinde bu kuralları öğrenir. Böylece, dâhil olduğu toplumun neyi onaylayıp neyi onaylamadığını da öğrenmiş olur. Bahsedilen bu kurallara –örfler,  halk yordamları, hukuk–  uymayan davranışlara sapmış davranış denir (İçli, 2019, s. 21). Sapmış davranışların her biri aynı şekilde cezalandırılmaz. Örfler ve halk yordamlarına aykırı davranışlar, hukuka aykırı davranışlara göre daha az şiddette toplumsal yaptırıma uğrar. Örneğin, bayramlarda aile ile bir araya gelmek Türk örflerindendir, kişi bunu tercih etmeyip tatile gittiğinde ayıplanabilir. Diğer taraftan, cana ya da mala karşı bir suç işlediği bilinen bireye ise hem hukuki hem de ağır toplumsal yaptırım uygulanır. Dolayısıyla, örflere veya halk yordamlarına aykırı davranış sonucunda dışlama, mahalle baskısı gibi toplumsal tepkilerle karşılaşılırken hukuka aykırı davranışlarda toplumsal tepkinin yanında kanun ile karşılaşılır. Yine de örfler ve toplumsal yordamların hukuku şekillendirdiğini de unutmamak gerekir. Bundan dolayı, bir davranışın sapma olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği topluma ve zamana göre değişebilmektedir. Örneğin Türk toplumunda yaşça bizden büyük olan herhangi birinin yanında bacak bacak üstüne atmanın ayıplanması gibi “büyüğe saygı” olarak kabul edilen birçok davranış, farklı ülkelerde anlamsız bulunabilirken zaman geçtikçe Türk toplumunda da unutulmaya yüz tutmuştur. 

     Bahsi geçen bu açıklamalara da dayanarak sapma davranışını “bireylerin içerisinde bulunduğu toplumsal yapıda sosyalleşme sürecinde edindiği norm ve değerlere uymama veya bu çerçevede toplumsal beklentilere karşılık vermeme” şeklinde tanımlayabiliriz (Güçlü & Akbaş, 2019, s. 3). Sapma davranışı toplumsal düzeni bozması açısından olumsuz işlevde olabilir fakat tüm sapmış davranışlar olumsuz işleve sahip değildir. Bu açıdan sapma davranışı ikiye ayrılır: Olumlu sapma/olumsuz sapma. Örneğin kadın hareketleri zaman zaman toplumsal düzeni bozduğu iddiasıyla eleştirilse de toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayarak adaletsizliklerin önüne geçmesi ile olumlu işlev görmektedir. 

     Sapkın davranışın nedenleri ise şu şekilde sıralanabilir:

  • Bireylerin, toplumsal norm ve değerleri benimseyememesi.
  • Savaşlar, afetler, krizler gibi toplum düzenini kökten etkileyen olaylar.
  • Yeterli düzeyde caydırıcı yaptırımların eksikliği.
  • Mevcut yaptırımların toplumun kesimlerine uygulanamaması.
  • Sapma davranışının yüceltilmesi, meşruiyet kazandırılması.
  • Sapma davranışının gizlenebilme imkânı. (Güçlü & Akbaş, 2019, s. 5)

     Sapma davranışının bahsedilen nedenlerini ve sonuçlarını incelemek ve anlamak sosyoloji için çok önemlidir zira sapma davranışı toplumsal düzeni etkiler. Sapma davranışını anlamak toplumsal işleyişi de anlamlandırmak demektir. Bu yolla, sosyal politikalar geliştirilerek toplumsal problemlere çözüm sunulabilir.

    Suç  

    Toplumları oluşturan bireylerin bir arada kalmasını sağlayan şey, toplumsal kurallardır. Bu kurallar, bireylerin diğerlerinin hak ve hürriyetlerini tehdit etmesine engel olur. Toplumsal kurallar, yazısız olabileceği gibi yazılı da olabilir. Yazılı kurallara kanun denir. Suç ise “kanunda açıkça belirtilen , yapılması ve yapılmaması karşılığında cezai bir yaptırım öngörülen her türlü davranış” olarak tanımlanır (Güçlü & Akbaş, 2019, s. 2). Marshall (2005, s. 702) ise suçu “Kişisel alanı aşıp kamusal alana giren ve yasak olan kural ya da yasaları çiğneyen, buna bağlı olarak meşru cezaların ya da yaptırımların uygulandığı ve kamusal bir otoritenin (devlet ya da yerel bir kuruluş) müdahalesini gerektiren fiiller” şeklinde tanımlamıştır. Tanımlardan da anlaşılacağı üzere suç, sapma kavramından daha az kapsamlıdır (Oktik, 2013, s. 6).

     Suç, toplumla birlikte var olur. Suçu yaratan toplumdur. Becker’e göre (2019, s. 29) toplumsal gruplar, kurallar koyup bu kuralların ihlal edilmesini sapkınlık olarak tanımlayarak sapkınlığı yaratırlar. Dolayısıyla sapma ve suç sosyolojinin temel konuları arasında yer almak zorundadır. Sapma gibi suç algısı da toplumdan topluma ve zamanla değişmektedir. İçli’nin de belirttiği gibi (İçli, 1993, s. 7) bir toplumda suç olarak tanımlanan davranış, başka bir toplumda suç olarak tanımlanmayabilir. Bununla beraber aynı toplumda farklı dönemlerde aynı davranışa dair suç algısı da değişebilir. Örneğin sulh zamanında adam öldürmek suç sayılırken savaş zamanında düşman askeri öldürmek toplum tarafından kötü algılanmaz. Bir başka örnek olarak, 1926’da çıkarılan Türk Ceza Kanunu’nda suç sayılan zina, 2005 yılında yapılan düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmıştır (Güçlü & Akbaş, 2019, s. 6). Örneklerden de görüldüğü üzere, suç tamamıyla toplumla alakalıdır ve doğal olarak sosyolojinin araştırma alanıdır.

     Suçluluk, kriminologlar tarafından üç boyutla açıklanmıştır:

  • Mağdur Etme Boyutu: Belirlenebilen bir mağdur olduğunda bu boyuttan bahsedilebilir. Üçe ayrılır: a) Kastedilen mağdurun aşikar olduğu suçlar, bu türe mağdurlu suçlar denir. b) Mağduriyetin dikkatsizlik sonucu oluştuğu suçlar, bu türe marjinal mağdurlu suçlar denir. c) Suça katılımın gönüllü olduğu suçlar, bu türe mağduru olmayan suçlar denir.
  • Politik Boyut: Ceza yasalarının oluşturulması ve uygulanmasında politik güçler etkindir. Bazı suçlar hükûmetin devamlılığını tehdit eder (suikast, casusluk vb.) dolayısıyla bunlar politik suçlar kategorisinde değerlendirilir. Politik suçlara bir diğer örnek de hükûmetin faaliyetlerinin doğrudan halka zarar vermesi olarak gösterilebilir. Fakat suçların çoğu politik bir kaygı gütmez.
  • Ciddiyet Boyutu: Suçların toplumlar/gruplar tarafından ciddiyet önemine göre değerlendirildiği araştırmalar tarafından saptanmıştır. Araştırmalara göre genel olarak, mağduru olmayan suçlar daha az ciddi algılanırken şiddet suçları ciddi olarak algılanmaktadır (İçli, 2019, s. 27).

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda suç sınıflandırmaları şu şekildedir:

  1. İnsanlığa Karşı Suçlar
    • Soykırım
    • Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti
  2. Kişilere Karşı Suçlar
    • Hayata Karşı Suçlar
      • Kasten öldürme
      • İntihara yönlendirme
      • Taksirle öldürme
    • Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar
      • Kasten yaralama
      • Taksirle yaralama
      • İnsan üzerinde deney
      • Organ veya doku ticareti
    • İşkence ve Eziyet
    • Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli
    • Çocuk Düşürtme, Düşürme veya Kısırlaştırma
    • Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar 
      • Cinsel saldırı
      • Çocukların cinsel istismarı
      • Reşit olmayanla cinsel ilişki
      • Cinsel taciz
    • Hürriyete Karşı Suçlar
      • Tehdit
      • Şantaj
      • Cebir
      • Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
      • Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi
      • Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi
      • Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi
      • İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme
      • Konut dokunulmazlığının ihlali
      • İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
      • Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi
      • Haksız arama
      • Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi
      • Nefret ve ayırımcılık
      • Kişilerin huzur ve sükununu bozma
      • Haberleşmenin engellenmesi
    • Şerefe Karşı Suçlar  
      • Hakaret
    • Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar
      • Haberleşmenin gizliliğini ihlali
      • Özel hayatın gizliliğini ihlal
    • Mal varlığına Karşı Suçlar
      • Hırsızlık
      • Yağma
      • Mala zarar verme
  3. Topluma Karşı Suçlar
    • Genel Tehlike Yaratan Suçlar
    • Çevreye Karşı Suçlar
    • Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar
    • Kamu Güvenine Karşı Suçlar
    • Kamu Barışına Karşı Suçlar
    • Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı Suçlar
    • Genel Ahlaka Karşı Suçlar
    • Aile Düzenine Karşı Suçlar
    • Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar
    • Bilişim Alanında Suçlar
  4. Millete ve Devlete Karşı Suçlar
    • Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar
    • Adliyeye Karşı Suçlar
    • Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar
    • Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar
    • Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar
    • Milli Savunmaya Karşı Suçlar
    • Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk
    • Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı Suçlar

     Türk Ceza Kanunu’nu okuduğumuzda görüyoruz ki kanunlar kültürümüz ile şekillenmiştir. Zamanla bazı maddeler iptal edilmiş ya da düzenlenmiştir. Şüphesiz bunda etkili olan unsurlardan biri de toplumsal değişmedir. Kanun nasıl ki toplumsal düzeni sağlamak adına bireyleri sınırlandırıyor, yönlendiriyorsa toplumun zihniyetindeki değişim de kanun üzerinde etkilidir.

     Sonuç olarak, sapma ve suç nedenleri ve sonuçları bakımından sosyolojiyi çok yakından ilgilendirmektedir. Sapma, suçtan daha kapsamlıdır çünkü suç yasa ihlali ile olurken sapma, yasa ihlali ve örfler/toplumsal yordamların ihlali ile meydana gelmektedir. Fakat suç için toplumsal yaptırımın yanında resmî yaptırımlar da söz konusudur dolayısıyla suçlu davranıştan sonra daha büyük bir tepki ile karşılaşılır. Fakat suç ve sapma algısı zamana ve toplumlara göre değişmektedir. Dolayısıyla toplumsal değişimin etkisi ile bir dönemde/bir grupta suç ya da sapma olarak nitelendirilen davranış başka bir dönemde/başka bir toplumda suç ya da sapma olarak nitelendirilmeyebilir.

Kaynaklar

Becker, H. (2019). Haricîler (Outsiders) (4. b.). (Ş. Geniş, & L. Ünsaldı, Çev.) Ankara: Heretik Yayınları.

Güçlü, İ., & Akbaş, H. (2019). Suç Sosyolojisi (2. b.). Ankara: Gazi Kitabevi.

İçli, T. G. (1993). Türkiye’de Suçlular (3. b.). Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi.

İçli, T. G. (2019). Kriminoloji (10. b.). Ankara: Seçkin Yayıncılık.

Marshall, G. (2005). Sosyoloji Sözlüğü. (O. Akınhay, & D. Kömürcü, Çev.) Ankara: Bilim ve Sanat Yayınları.

Oktik, N. (2013). Sosyal Sapma ve Suçun Sosyolojisine Kuramsal Yaklaşımlar. N. Oktik, O. Sümer, G. Gökulu, Ş. Bilgiç, H. Ünal, C. Ş. Çukur, . . . G. Önkal, G. Önkal, & Ö. Sarı (Dü) içinde, Suçun Sosyolojisi Cezanın Felsefesi-Temel Kavramlar. Ankara: Nobel Yayınları.

 Türk Ceza Kanunu. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5237.pdf adresinden 13.08.2020 tarihinde yararlanılmıştır.

Bir Cevap Yazın