Göç Sosyolojisinde Temel Kuramlar

Göç, TDK’nin Güncel Türkçe Sözlüğü’nde “ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi, taşınma, hicret” olarak tanımlanmıştır. Marshall’a göre ise (2005, s. 685) göç (az veya çok) bireylerin ya da grupların sembolik veya siyasal sınırların ötesine, yeni yerleşim alanlarına ve toplumlara doğru kalıcı hareketini içerir. Tanımlardan da anlaşılacağı üzere göç, son derece köklü bir olgudur fakat göç araştırmalarının oldukça yeni olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. İngiliz İstatistikçi Ravenstein, 1876 ve 1889 arasında Kraliyet İstatistik Topluluğu dergisinde “İç Göçe Odaklı Göçün Prensipleri” makalesini yayımlamıştır (Sirkeci & Göktuna Yaylacı, 2019) ve 1885 ve 1889’da “The Laws of Migration” başlıklı iki makalede uluslararası bağlamda göç olgusuna kuramsal açıklamalar getiren ilk çalışmaları yapmıştır (Oral & Çetinkaya, 2017). Dolayısıyla göç kuramlarının Ravenstein ile başladığını söyleyebiliriz.

Ernst Georg Ravenstein’in Kuramı

Ravenstein, göçle ilgili bilinen ilk çalışmaları yapmıştır. Bugünden bakıldığında çalışmaları ve analizleri derinlikten yoksun görünebilse de göç çalışmalarının şekillenmesi açısından son derece önemli bir yere sahip olduğu inkar edilemez.

Ernst Georg Ravenstein

Ravenstein, İngiltere’deki göç eğilimlerini ve kalıplarını incelediği (Canatan, 2020, s. 102) “The Laws of Migration”da yedi göç kanunu belirlemiştir (Ravenstein, 1889). Bunlar şu şekildedir:

  1. Göç ve Mesafe: Göçmenlerin çoğu yalnızca kısa mesafedeki yerlere göç ederler ve gittikleri yerde yerli halkı da etkileyerek büyük göç dalgalarına sebep olurlar. Bu göç dalgaları, daha fazla nüfusu kaldırabilecek sanayi ve ticaret merkezi kentlere doğru olur. Ravenstein, göç edilen merkezlerdeki iş imkânlarının çokluğunun o kentte yaşayan nüfusa oranının, göçün boyutunu belirlediğini ifade etmektedir (Çağlayan, 2006).
  2. Göç ve Basamakları: Kentlerde sanayi ve ticaretin gelişmesi, ekonomik gelişmeyi de beraberinde getirmiştir. Bu gelişme, kenti çevreleyen yerlerdekileri kente göçmeye itmektedir. Böylece kentin çevresindeki kırsal alanlarda nüfus seyrelmeye başlamıştır. Bu seyrelme de uzak bölgeden gelen göçmenlerle giderilmektedir. Böylece adeta zincirleme bir şekilde göç meydana gelerek ülkenin tümü etkilenmektedir.
  3. Yayılma ve Emme Süreci: Ravenstein’a göre göç yalnızca bir yer değiştirme işlemi değildir. Göç edenler, çoğu zaman refah için, daha iyi koşullarda yaşam sürebilmek için yani kısaca göç ettikleri yerlerin avantajları için göç ederler. Dolayısıyla kente doğru göç ederler çünkü kentler, kırsala göre daha gelişmiş ekonomiye, daha iyi yaşam standartlarına sahiptir. Böylece yayılma gerçekleşir. Yayılma ve emme süreçleri birlikte ele alınır çünkü iki süreç, biri olmadan diğeri olmaz haldedir. Birbirinin destekçisi konumundaki bu iki sürecin benzerliği, amaçlarının ortaklığından kaynaklanmaktadır.
  4. Göç Zincirleri: Daha önce de bahsedildiği üzere Ravenstein, göçün zincirleme olması üzerinde durmuştur. Ona göre bir yerin göç vermesi demek, göç alacağı anlamına gelmektedir. Böylece bir göç dalgası oluşur ve bu süreç süreklilik gösterir.
  5. Doğrudan Göç: Ravenstein’ın bu kanunda anlattığı göçün mahiyeti önceki dört kanunda anlattığından farklıdır. İlk dört kanun, göçlerin kademeli olmasından bahsederken bu kanun, doğrudan ve uzak mesafeli göçten bahsetmektedir. Dolayısıyla burada bahsedilen göç, ticari ve sanayi bakımından gelişmiş kentlere doğrudan ve uzak mesafeden edilen göçtür.
  6. Kır-Kent Yerleşimcileri Farkı: Bu kanuna göre, kırda yaşayan insanlar daha çok göç etme eğilimi içindedir ve kırdan kente göç olduğu vakit kentteki yerlilerin başka yere göç etme olasılığı, kırdan kıra göç olduğunda kırdaki yerlilerin göç etme olasılığından daha azdır. Bundan dolayı kırdan kıra göç edildiğinde daha büyük göç dalgaları meydana gelir.
  7. Kadın-Erkek Farkı: Bu kanuna göre kadınlar kısa mesafeli iç göçlere yatkınken erkekler uzun mesafeli dış göçlere yatkındır.

Özetleyecek olursak Revenstein’ın ilk 4 kanununa göre, göçler, kentin çevresindeki kırsaldan kente doğru akar. Bunun yanında görülmektedir ki Ravenstein’ın kanunlarında sanayi ve ticaret vurgulanarak göçün asıl sebebi olarak ekonomi gösterilir. Ravenstein’ın kuramı bugünün çok katmanlı, girift göçlerini açıklamak için pek de yeterli gözükmese de döneminin İngiltere’sini açıklamak yeterli görülebilir ve şüphesiz ki göç çalışmalarının üzerine inşa edildiği bir temel, öncü halindedir.

İtme-Çekme Kuramı

Bu kuram, 1966 yılında Everett Lee tarafından oluşturulmuştur. “A Theory of Migration” makalesinde göçe sebep olan etkenleri itme-çekme modeliyle açıklamıştır. İtme-çekme modeline göre, hem yaşanan yerde hem de göç edilen yerde itici ve çekici faktörler bir aradadır fakat kişiler, yaşadığı yerde olmadığını düşündüğü çekici faktörlerin olduğu ülkelere göç etme eğilimindedir.

Evereet Lee

Castles’e göre (2008, s. 31) itici faktörler demografik büyümeyi, düşük yaşam standartlarını, ekonomik fırsat yoksunluğunu ve siyasal baskıları içerirken çekici faktörler emeğe olan talep, boş araziler, cazip ekonomik fırsatlar ve siyasal özgürlüklerdir. Lee’ye göre göçü meydana getiren 4 ana sebep vardır. Bunlar:

1. Yaşanan yerle ilgili faktörler,

2. Gidilmesi düşünülen yerle ilgili faktörler,

3. İşe karışan engeller,

4. Bireysel faktörler (Adıgüzel, 2019, s. 28) şeklinde sıralanabilir.

Bahsedilen bu faktörler, kişiden kişiye ve yaşa, cinsiyete, eğitime vb. bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Göç kararı verilirken esas olan, yaşanan yer ile göç edilecek yerdeki avantajların ve dezavantajların rasyonel karşılaştırılmasıdır. İtme-çekme kuramı basit bir avantaj-dezavantaj analizi gibi dursa da Lee’ye göre göç, karmaşık bir konudur ve bundan dolayı da vurgulanması gereken bir diğer boyut göçün belirleyenleridir. Ona göre göçün iki belirleyeni vardır: Bireysel (mikro) ve bireysel olmayan (makro) faktörler. Doğrudan kişiyi ilgilendiren mesafe, maliyet gibi mikro etkenlerin yanında göç edilecek yerin sosyal yapısı, kanunları ile ilgili makro faktörler göç sürecini etkiler. Bundan dolayıdır ki göçün anlaşılabilmesi için bu mikro ve makro faktörler de incelenmelidir.

Bu kuramın günümüz için de geçerli olabileceği söylenebilse de göç eden bireylerin tümünü rasyonel ve özgür tercih yapabilir olarak görmesi sebebiyle eleştirilebilir. Castles da (2008, s. 33) itme-çekme kuramını şu şekilde eleştirmiştir: İtme-çekme modeli hareketliliğin yoğun nüfuslu bölgelerden seyrek nüfuslu bölgelere olduğunu ileri sürse de aslında Almanya ve Hollanda gibi göç alan ülkeler dünyanın en yoğun nüfuslu ülkeleri arasındadır. İtme-çekme modeli, belirli bir göçmen grubunun neden bu ülkeye gittiğini değil de şu ülkeye gittiğini açıklamaz; örneğin, Cezayirlilerin çoğu, Türklerin tam tersine, neden Almanya’ya değil de Fransa’ya gitmektedir?

Petersen’in Beş Göç Tipi

William Petersen de Everett Lee gibi, itme-çekme faktörleri üzerine eğilmiştir. Petersen, göçte bireysel ve sınıfsal farklılıklara önem vermiştir ve “eğer her insan aynıysa neden bazıları göç ediyor da bazıları göç etmiyor” (Petersen, 1958, 258, akt. Çağlayan, 2006) diye sormuştur.

William Petersen

Ona göre, ekonomi göç için her zaman belirleyici faktör olmuştur ve bu sebepten ekonominin hangi sınıfta ne anlama geldiğinin incelenmesi, göç araştırmaları için önemlidir. Ekonomide meydana gelen değişikliklerin, farklı sınıfları farklı etkilediğini söyler ve bu çerçevede bireysel ve sınıfsal farklılıklara dayanarak beş temel göç tipi oluşturur.

1. İlkel (Primitive) Göçler: Doğal çevrenin sebep olduğu –coğrafi şartlar, kuraklık, deprem vb.- faktörlerden kaynaklanan göç türüdür. Petersen, göçebe toplulukların göçlerini de bu göç tipi altında ele alsa da burada bahsedilen ilkellikle insanlığın ilkel çağlarına atıf yapılmamıştır.

2. Zoraki (Forced) ve 3. Yönlendirilen (Impelled) Göçler: İlkel göçlerde doğal çevreye vurgu yapılırken bu tip göçlerde sosyal çevreye vurgu yapılır. Nasıl ki doğal çevre zorluklara ve baskıya sebep olarak göçe itiyorsa sosyal çevre baskı ve zorla göçe itebilir. Zoraki göçte, göç edip etmemek topluluğun elinde değilken yönlendirilen göçte bir nebze de olsa karar verme yetkisi topluluktadır. Fakat iki tipte de sosyal baskı mevcuttur. Özetle, iki tipte de toplumsal baskı olduğu halde zoraki potansiyel göçmenin söz hakkı yokken yönlendirilen göçte kuvvetli olmasa da söz hakkı vardır.

4. Serbest (Free) Göç: Bu göç tipinde, ilk göç tiplerinden farklı olarak, göç edip etmemek bireyin kendi kararına bağlıdır. Dolayısıyla yine diğer tiplerden farklı olarak kitlesel göçler değil bireysel göçlere vurgu yapılır.

5. Kitlesel (Mass) Göçler: Petersen’a göre bu göç tipi, serbest göçlerle ve teknolojik gelişmelerle bağlantılıdır. Bunun anlamı şudur: Serbest göç tipine dâhil bireysel göçler sonucunda bireyler, göç ettikleri ülkelerdeki avantajları önceden olduğu yerdeki kişilere de aktarır. Böylece göç ettikleri yerleri diğer kişiler için de cazip hale getirir. Bunun yanında teknolojinin gelişmesi ulaşım ve iletişim kolaylığını da getirmektedir. Böylece göçler, önceki dönemlere nazaran daha kolay hale gelmektedir ve böylece kitlesel göçler meydana gelmektedir.

Petersen’ın bu sınıflandırması, dönemine göre kapsamlı olarak görülmektedir (Çağlayan, 2006). Bununla birlikte görülmektedir ki Petersen, önceki kuramların attığı temel üzerinde, bireysel ve sınıfsal farklılıkları vurgulayan önemli tasnifler yapmıştır ve Denilebilir ki Petersen’ın yaptığı tasnifler, toplumsal değişimin getirdiği farklılaşmayla birlikte göçün değişen çehresinin kronolojik sıralaması halindedir.

Kaynakça

Adıgüzel, Y. (2019). Göç Sosyolojisi (3 b.). Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.

Canatan, K. (2020). Toplumsal Değişim Perspektifinden Göç Sosyolojisi. Ankara: Eskiyeni Yayınları.

Castles, S., & Miller, M. J. (2008). Göçler Çağı (1 b.). (B. U. Bal, & İ. Akbulut, Çev.) istanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.

Çağlayan, S. (2006). Göç Kuramları, Göç ve Göçmen İlişkisi. Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (İLKE)(17), 67-91.

Marshall, G. (2005). Sosyoloji Sözlüğü. (O. Akınhay, & D. Kömürcü, Çev.) Ankara: Bilim ve Sanat Yayınları.

Oral, B., & Çetinkaya, F. (2017). Sosyolojik Bir Olgu Olarak Göç, Tanımı, Nedenleri ve Göç Kuramları. Turkiye Klinikleri J Public Health-Special Topics, 3(1), 1-8.

Ravenstein, E. G. (1889). The Laws of Migration. Journal of the Royal Statistical Society, 52(2), 241-305. https://doi.org/10.2307/2979333

Sirkeci, İ., & Göktuna Yaylacı, F. (2019). Küresel Hareketlilik Çağında Göç Kuramları ve Temel Kavramlar. içinde Kuramsal ve Uygulama Boyutları ile Türkiye’de Sığınmacı, Mülteci ve Göçmenlerle Sosyal Hizmetler (s. 15-39). Londra: Transnational Press London.

Bir Cevap Yazın