Bir inanç sistemi, ortaya çıktığı toplumun toplumsal dinamiklerinden, geleneksel örf ve adetlerinden bağımsız bir şekilde meydana gelmemektedir. Başka inanç sistemlerinden etkilenmiş olsa da etkilendiği inanç sisteminin o topluluğun gündelik yaşamını etkileyen, temel dinamik unsurlarının bir araya gelerek oluşması muhtemeldir. Örneğin, bir ulus Hristiyan inancına mensup uluslarla etkileşim içerisinde ise veya Hristiyan inancına mensup ise o topluluğun yüz yıl sonra bir inanç sistemi ortaya koyması söz konusu olduğunda gündelik yaşantısında etkileri bulunan Hristiyan ritüellerinin, öğretilerinin yeni inanç sisteminde de karşımıza çıkması muhtemeldir.
Günümüzde Afrika’nın birçok bölgesinde varlığını idame ettiren oldukça fazla inanç sistemi bulunmaktadır. Bu çalışmanın konusu olan Godianizm dini hareketi de, bu bölgede ortaya çıkmış ve yine bu bölgenin etnik gruplarının kendine has özelliklerinden etkilenmiş bir dini harekettir. Afrika kıtasındaki etnik grupların kendine has geleneksel inançlarının yanı sıra Hristiyanlık ve İslam dininden de kısmen veya tamamen etkilendikleri bilinen bir gerçektir (Aslanoğlu, 2023, s. 954).
Godianizm dini hareketi, İngiltere’nin sömürge ülkelerinden biri olan Nijerya’da 20. yüzyılda ortaya çıkmış yeni bir dini harekettir. Bu yeni dini hareket, geleneksel Afrika dinleri ile Hristiyanlığın etkilerinin bir arada görüldüğü senkretik[1] bir hareket olarak ortaya çıkmıştır. Godianizm hareketinin dini lideri ve kurucusu kabul edilen isim ise K.O.K Onyioha’dır. Godianizm’de tanrı, Godian (yüce varlık), Chineke (yaratıcı tanrı) ve Chi-ukwu (yüce ruh), Abasi veya Obasi di nelu (gökteki kral) isimleriyle kimlik kazanmış gözükmektedir. Afrika gibi çok tanrılı inançların hâkim olduğu bir kıtada tek tanrılı bir inanç sisteminin yerel halk tarafından kabul görmesi, Hristiyan tek tanrı inancının yerel kültüre yerleşmiş olmasından kaynaklanan bir durumdur. Godianizm’in ritüelleri ve ibadetlerine bakıldığında Afrika yerel kültüründen, Hristiyanlıktan ve Hint dinlerinden izler taşıdığı gözden kaçmayacaktır. Fakat İgboların bu inanışları kendi kültürlerine mâl ederek milli bilinci korumuş oldukları da bir diğer gerçektir. 22 Mayıs 1975’te Onyioha önderliğinde Afrika Geleneksel Dini Organizasyonu (OTRA) kurulduğu bilinmektedir. Bu inanç sisteminin kendi kutsal metni ve ibadet yeri bulunmaktadır. Hem inanç sisteminin hem de ibadet yerinin ortak adı “OTRA”, bu inanç sisteminin kutsal metnine ise “OTAR” adı verilmiştir. Godianizm bir nevi, Hristiyanlığı yeniden yorumlayan bir inanç sistemi olarak tarih sahnesinde görülmeye başlanmakta ve Godianizm hareketinin felsefesine bakıldığında Nijerya halkının atalarının yerel kültürel kodlarını muhafaza ettiği görülmektedir. Hem atalarının kültürel kodlarını hem de milliyetçiliği içerisinde barındıran bu inanç sistemi, İgboların[2] gerçek inanç sistemine (Godianizm’e) kavuştukları düşüncesini benimsemelerine neden olmuştur. Bu inanç sistemi, bulunduğu coğrafyada Hristiyan sömürgeciler tarafından her zaman tehdit olarak görülürken yerel halk tarafından ise kurulduğu günden bugüne kadar hep olumlu şekilde algılanmıştır. Godianizm’de ibadethane olarak işlev gören OTRA, birçok yerel inanışların ibadethanesi olarak kapsayıcı bir misyon üstlenmiştir.

Bu dini hareket İngiltere’nin sömürgecilik faaliyetlerinin sonucunda mağdur olan Nijerya halkının bir nevi tepkisi olarak ortaya çıkmış bir harekettir. Ülkenin yer altı ve yer üstü kaynakları İngiliz şirketler tarafından sömürülürken aynı zamanda bu işletmelerde Nijerya yerli halkı olumsuz koşullarda çalışmaya da mecbur bırakılmıştır (Sümer, 2019). Olumsuz çalışma koşullarına karşı çıkacak hareketlerde bulunan işçiler genellikle olumsuz tepkilerle karşı karşıya kalmışlardır. Bu dini hareket, böyle bir olayın yarattığı infial sonucu ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede 12 Aralık 1948’te Nijerya’daki Birleşik Afrika Şirketi (UAC) Barutu, işçilerin zam talebini reddettiği gibi onların ölümüne de neden olur (Sümer, 2019, s. 108-109). Zaten yalnızca maddi olarak değil, manevi olarak da sömürülen halkta milli bir bilinç oluşmaya başlamışken yaşanan bu olay, bardağı taşıran son damla gibi gözükmektedir ki bu olay sonucunda Nijerya’da İngiliz sömürgecilere karşı protestolar başlamıştır.
NCNC[3]’nin genel sekreteri olan Onyioha önderliğinde, Zikist Hareketi ve Aba Hareketi gibi toplumsal hareketler meydana gelmiştir. Bu hareketlerin amacı, ölen Hristiyan işçileri için kilisede cenaze töreni yapmaktır fakat bu talep ırkçı söylemlerle -siyahi oldukları için- reddedilince ölülerine yapılan bu ırkçı tavra karşı hayal kırıklığına uğramışlar ve tepki göstermişlerdir. Ölü bir Nijeryalı’nın kilise için hiçbir şey ifade etmediğinin farkına varan yerli halk, cenaze törenini açık havada yapmak zorunda kalmıştır. Sömürgecilerin bu tavrı, zaten Hristiyanlığı tam olarak içselleştirememiş olan halkta yeni bir dini hareket oluşması gerektiği bilincini uyandırmıştır (Sümer, 2019).
İlk başlarda radikal bir milliyetçilik ve radikal politik bir duruş sergileyen bu inanç sistemi, ilerleyen süreçte daha fazla taraftar bulabilmek, evrensel bir inanç sistemi haline gelebilmek için siyaset ve milliyetçilik konularında ılımlı bir politika izlemeye başlamıştır. Hareketin yayılması amacıyla Nijerya’da “Festac” ve Gana’da “Panafest” adında festivaller düzenlenmiştir. Godianizm, Batı Afrika’nın Gana, Togo ve Benin gibi diğer bölgelerine yayılmış olsa da Nijerya’da olduğu gibi yerleşik bir inanç haline gelmemiştir. Ortaya çıktığı dönemlerde milli ve bölgesel bir inanç hareketi olan Godianizm, zamanla kendini Afrika’nın Mesih’i[4] ilan etmiştir. Hareketin eğitsel, sosyal, kültürel ve akademik alanlarda geliştirilmesi, sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla gerekli görülmüştür. Bu yüzden “Godian Akademi” adında bir tesis kurmuşlardır.
Bu inanç sisteminde tanrının insana komşusu kadar yakın olduğu kabul edilir. Bu nedenle komşusu ile yakın ilişkiler kuran kişiler, tanrı ile de yakınlık kurmuş olduklarına inanırlar. İslamiyet’te olduğu gibi sağ elini kullanmak kutsal kabul edilmiş, sol eli kullanmak ise tabulaştırılmıştır. Godianizm’e göre günah, ilahi ve ahlaki kanunları ihlal etmek olarak nitelendirilmiştir. Tanrının kurduğu ilahi düzeni kabul etmemek, onu bozmak ve toplumun koyduğu ahlaki kurallara riayet etmemek, toplumsal düzeni bozmak gibi sonuçlar doğurduğundan günah kabul edilmektedir. Godianizm dininde ensest[5] ilişkiler, diğer tek tanrılı dinlerin çoğunda olduğu gibi lanetlenmiştir.
Bu inanç öğretisine göre insanın bedeni ve ruhu çatışma halindedir. İnsan ruhu, bedeni üzerinde hakimiyet kurmalıdır. Godian inancını diğer dinlerden felsefi olarak ayıran en önemli özelliklerden biri de düalist[6] bir görüşü benimsememiş olmasıdır. İyilik ve kötülük şeklindeki düalist sistem üzerinden bir öğreti oluşturmamış ve doğada bulunan her şeyin iyilikten geldiğine inanılmıştır. OTRA’da gerçekleştirilen dini ayin ve törenlerde OTAR’ın okunması ve meditasyon yapılması önemli ibadetlerindendir. Gerçekleştirilen ritüeller daha çok bireysel ritüellerdir ve kişinin günahlarından arınmasını sağlar niteliktedir. Godianizm’de, düzenlenen festivaller aracılığıyla yerel kültür de korunmuş olmaktadır.
Genel Değerlendirme
20. yüzyıl başlarında ortaya çıkan yeni inanç sistemi Godianizm, İngiltere’nin sömürgecilik faaliyetlerinin tetikleyici etken olarak görüldüğü bir biçimde Nijerya’da meydana gelmiştir. Sömürgeciler tarafından maddi ve manevi olarak zarar gören, ırkçılıklara maruz bırakılan yerel halkta milli bir bilinç oluşmaya başlamıştır. Oluşan bu milli bilinç neticesinde, kendi kültürlerinden kopmamakla birlikte Hristiyan inancının etkilerinden tam olarak arınmamış fakat barışçıl bir şekilde tüm alt inanç gruplarını himayesinde barındıran bütüncül bir inanç sistemi geliştirmişlerdir. Önceleri bölgesel, politik ve milliyetçi özellikleri daha belirgin olan bu dini hareket zamanla taraftarlarını artırmış ve diğer coğrafyalara yayılmıştır. Fakat bu inancı benimseyenlerin sayısı arttıkça hareketin benimsediği radikal görüşlerde daha ılımlı bir tavra büründüğü gözlemlenmektedir. Herhangi bir dini harekette görülebileceği üzere Godianizm’de de görülüyor ki, dini bir hareket olarak ortaya çıkmış ve bu hareketi benimseyenlerin sayısı arttıkça dini bir inanç sistemine dönüşmüştür. Bu inanç sistemi etkileşimde bulunmuş olduğu Hint dinlerinden, Hristiyanlık’tan ve yerel dini inançlarından tam olarak bir kopuş sergilememiştir. Tek tanrıcılık anlayışındaki benzerlikler, ibadet ve ritüellerinde gerçekleştirdikleri eylemlerin arasındaki benzerlikler ve toplumsal düzenin inşası için kurallar konulması diğer inançlardan soyutlanmış bir biçimde olmadığını da bizlere göstermektedir.
Özel Değerlendirme
Dini bir inanç sistemi olduğu kadar politik bir hareket olarak da nitelendirebileceğimiz Godianizm hareketi, ortaya çıktığı ulusun mecburi ihtiyaçlarını karşılaması açısından oldukça değerlidir. Zor koşullarda mücadele etmek zorunda kalan, geleceğe umutla bakmasının mümkün olmadığı bir dönemde İgboların, bu yeni harekete çabuk uyum sağlamaları ve tutucu bir biçimde sahiplenmiş olmaları anlaşılır bir olaydır. Çünkü ayrımcılık uygulanan kişiler tek başlarına oldukça güçsüz bir durumda olurlar. Bir karşı koyma, mücadele etme isteği örgütlü bir mücadele olmadan pek mümkün değildir. Marksist anlayışta var olan işçi sınıfının bilinçlendirilmesi, örgütlenmesi gerektiğine yönelik dinamikler gibi, Godianizm hareketinde de bir karşı koymanın gerçekleşmesi açısından bir bilincin oluşması, hep birlikte hareket edebilmelerinin sağlanması, bir nevi örgütlü bir mücadeleye girişmiş olmaları sömürge faaliyetlerinin ve ayrımcılığın karşısında hep birlikte durmalarını mümkün kılmıştır. Tek başlarına kolayca sindirilebilen bireyler, içinde bulundukları oluşumlar sayesinde daha cüretkâr olabilmekte ve sesleri daha gür çıkabilmektedir.
KAYNAKÇA
Aslanoğlu, A. (2023). Afrika Topluluklarında Ölümle İlgili İnanç ve Ritüeller. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 33(2), 953-968.
Sümer, N., (2019), Afrika kıtasının yeni dini hareketi: Godianizm, Eskiyeni, (38), 103-122.
[1] Çelişkili inançları birleştirmek veya birleştirmeyi denemektir.
[2] Nijerya yerel halkına verilen ad.
[3] Nijerya Koalisyonu Ulusal Konseyi
[4] İbrahimî dinlerde Mesih, bir grup insanın kurtarıcısı veya özgürlüğe kavuşturucusudur.
[5] Evlenmeleri törece ve yasaca yasaklamış olan, yakın kan bağı olanlar arasındaki cinsel ilişki.
[6] Düalizm/İkicilik: Ruh ve madde, iyilik ve kötülük, yaratan ve yaratılan vb. gibi, her şeyde birbirinden bağımsız, genellikle de birbirine karşıt iki ilkenin var olduğunu öne süren görüş.
*Metin içi görsel https://www.uiulosangeles.org/post/the-igbo-family-structure-1 adresinden alınmıştır.