ÖZET Bu çalışma ile sosyolojik açıdan kürtaj kavramı ele alınmıştır. Öncelikle Türkiye’de kürtaj politikaları Geç Osmanlı Dönemi’nden başlayarak anlatılmış daha sonra çalışmada kuramsal çerçeveyi oluşturan
bugün ve yarın için
ÖZET Bu çalışma ile sosyolojik açıdan kürtaj kavramı ele alınmıştır. Öncelikle Türkiye’de kürtaj politikaları Geç Osmanlı Dönemi’nden başlayarak anlatılmış daha sonra çalışmada kuramsal çerçeveyi oluşturan
Giriş Bilimsel devrim sonrasında bilim, insanın pratik yaşamına etkileriyle başarı kazanarak önemli bir güven inşa etmiştir. Bununla birlikte bilim konusunda yapılan çalışmalar, bilimin ne olduğu
Gündelik yaşamın neredeyse her alanında kullanım pratiklerinin değişimine sebebiyet veren teknolojik gelişmelerle birlikte gelen her ürün, yeni medya ürünü olarak adlandırılmaktayken (Binark, 2007, s.
James Samuel Coleman, 12 Mayıs 1926’da ABD’nin Bedford ilçesinde dünyaya geldi ve çocukluğu da burada geçti. Daha sonra okula başlayan Coleman, 1944 yılında mezun oldu ancak İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesi nedeniyle eğitimine ara vermek durumunda kalarak askerliğe gitti.
Bu yazıda, günümüzde yaşamaya devam ettiğimiz dijital, ekonomik ve toplumsal hayat da dikkate alınarak teknolojik gelişmeler merkezinde, geleceğe dair üretilen fikirler ele alınmıştır. Gelecekte yaşanacağı tahmin edilen ve dijitalliğe/teknolojiye dayanan sistemler, bu sistemlerin sağlayabileceği yararlar ve doğurduğu bazı etik, ekonomik yahut sosyopolitik tehlikelere değinilmiştir. Bu gelişmeler ya da değişmeler yaşandığı takdirde yeni eşitsizlikler doğurabilir mi ya da mevcut eşitsizlikleri derinleştirebilir mi sorusuna cevap aranmıştır.
Bu çalışmada bilimin ne olduğu, ne olmadığı; kapitalizmin ne olduğu kısaca ele alınarak bilim ve kapitalizmin nasıl bir ilişki içinde olduğuna dair hakim iki bakış açısı açıklanmaya çalışılmıştır. Bu bakış açılarından biri bilim ve kapitalizmin aynı toplumsal temellere dayanarak birlikte ilerlediğini savunurken öteki bakış açısı kapitalizmin bilimi endüstri haline getirerek gelişimine ket vurduğunu iddia etmektedir.