Gündelik yaşamın neredeyse her alanında kullanım pratiklerinin değişimine sebebiyet veren teknolojik gelişmelerle birlikte gelen her ürün, yeni medya ürünü olarak adlandırılmaktayken (Binark, 2007, s.
bugün ve yarın için
Gündelik yaşamın neredeyse her alanında kullanım pratiklerinin değişimine sebebiyet veren teknolojik gelişmelerle birlikte gelen her ürün, yeni medya ürünü olarak adlandırılmaktayken (Binark, 2007, s.
Bu yazıda, günümüzde yaşamaya devam ettiğimiz dijital, ekonomik ve toplumsal hayat da dikkate alınarak teknolojik gelişmeler merkezinde, geleceğe dair üretilen fikirler ele alınmıştır. Gelecekte yaşanacağı tahmin edilen ve dijitalliğe/teknolojiye dayanan sistemler, bu sistemlerin sağlayabileceği yararlar ve doğurduğu bazı etik, ekonomik yahut sosyopolitik tehlikelere değinilmiştir. Bu gelişmeler ya da değişmeler yaşandığı takdirde yeni eşitsizlikler doğurabilir mi ya da mevcut eşitsizlikleri derinleştirebilir mi sorusuna cevap aranmıştır.
Bireylerin, grupların ve toplulukların bir araya gelmesiyle oluşan toplumun, düzeni sağlamak amacıyla belirli görüş, davranış kalıpları etrafında toplanması da kaçınılmaz olmuştur. Başka bir ifade ile bireylerin birlikte yaşamaya başlaması, toplumsal düzeni gerekli kılmıştır (Güçlü & Akbaş, 2019, s. 2). Toplumsal düzen ise davranış kalıplarını, normal olan ile normal olmayanın belirgin hale getirilmesi, bireylerin bunu benimsemesi ve uygulaması ile sağlanabilmektedir.
Bu makalede, Yaşar Kemal tarafından yazılıp daha sonra Türkan Şoray tarafından beyaz perdeye uyarlanan “Yılanı Öldürseler” ele alınmıştır. Film, Ronald L. Akers’in B. F. Skinner’in edimsel koşullanma teorisinden yola çıkarak oluşturduğu ve suçlu davranışın nasıl meydana geldiğini açıklamak gayesinde olan sosyal öğrenme teorisi bağlamında, suça itilmiş çocuğu incelemek amacı ile konu edinilmiştir.
Tarihi arka planda savaş, kuralık, hastalık, düşmanlık, din ya da kimlik seçimleri, eğitim, ötekileştirmeden kaçma, toplumsal kutuplaşma, maddi anlamda itici ve çekici faktör etkisiyle doğdukları
Batı’da, Sanayi Devrimi sonrası kırsaldan kent merkezlerine büyük bir toplumsal hareketlilik başlamıştır. Bunun sebebi sanayileşmenin gerektirdiği işçi istihdamıdır. Türkiye’de de 1950 sonrası kent merkezlerine yoğun